05 Eylül 2009 Cumartesi

Karma karışık fikirler içersinde ben..

Bayağıdır yazmıyorum buraya. Yazmayalı epey şeyler yaşadım.. Düşüncelerim farklılaşıyor giderek. Bugünlerde ders çalışıyorum ve sınavı kazanıp bi an önce İstanbul'a gitmek düşüncesindeyim. İstanbulda 1 aya yakın kalmaktan başka düşüncem yok çok yakın bir arkadaşım istanbulda olduğu için ve ben de bir istanbul aşığı olduğum için istanbul çekici geliyor. Bakalım artık hayırlısı..

30 Kasım 2008 Pazar

Unutamam

Unutamam.. Yalnızlığımı seninle paylaştım, içimi hep sana döktüm hep sen teselli ettin beni sende buldum teselliyi. Şiirlerimi ilk seninle paylaştım. Bir anda hayatıma girip hayatımın en güzel günlerini yaşattın bana. Biricik arkadaşım,dostum,kardeşim oldun kısa bir sürede. Şimdi yoksun ebedi bir yolculuktasın ve sen olmasan da bu dünyada unutmayacam asla seni. Herşey için teşekkür ederim canım arkadaşım,canım kardeşim o güzel günler, o unutulması zor güzel anılar için bana yaşattığın mutluluklar bana kötü anlarımda verdiğin teselliler için.. Seni nasıl unutabilirim ki.. Sen çok kısa bir sürede benden bir parça olmayı başaran biri oldun. Kimse senin gibi benden bir parça olamayacak bu kadar iyi gelmeyecek kimse bana ilaç gibi. Ve kimse boşluğunu dolduramayacak.. Ve bir gün biz de senin yolculuğa başladığın ebedi yolculuğun yolcusu olacaz..

06 Kasım 2008 Perşembe

Gittikçe azalıyor hayat

"Gittikçe azalıyor hayat, neyi erken yaşadıysam hep ona geç kalıyorum.." ( Kahraman Tazeoğlu )

Evet kaptan ( Kahraman Tazeoğlu ) ne güzel söylemiş. Şiirleri içimdeki denizlerin keşfedilmemiş adalarını, bendeki duyguyu tanımlıyor. Hayatı tanımlayan şiirleri olan kaptanı çok seviyorum. Hayat gittikçe azalıyor evet bu doğru ve bize yaşadıklarımızın düşüncesi yani anılarımız kalıyor sadece. Anılar.. Anılar, o insanı içten içe hüzünlendiren o anılar..

Neden hep ölmeyeceğiz sanırız. Neden hep bu dünya varmış gibi bu dünya için çabalarız herşey bu dünyada sanırız.. Yanlışı burada yapıyoruz işte. "Sırf bu dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarfediyorsun?" bu cümle yeteri kadar açıklamıyor mu herşeyi sizce?

Gittikçe azalıyor hayat ve ben hep geçmişi özlemekle yetiniyorum çünkü geçmiş bir daha olmayacak. Geçmişi özlemekte haklıyız aslında ama bu düşüncelere mahkum kalarak yaşamamalıyız hep. Unutmamalıyız ki öbür dünya denilen bir yaşam var ve herşey orada başlayacak. Bu dünyada yaptıklarımız öteki dünyada karşımıza çıkacak ve çoğu yaptıklarımızdan pişmanlık duyacağız kesinlikle. Pişmanlık duymamak için hayatımıza çeki düzen vermeye ne dersiniz?

18 Temmuz 2008 Cuma

Belki

Belki vakitsiz ayrıldığımız gibi vakitsiz sürpriz bir şekilde tekrar karşılaşırız. Belki köşedeki fırın taze ekmek çıkarır fırından. Belki ayrılıklar bizim için daha hayırlıdır kısa bir süreliğine.. Her sabah kanayacak değil ya yaramız bakarsın hayat bize tebessüm eder içtenlikle. Şarkılar eskisi gibi içini yakmıyorsa adamın, eskisi kadar anlam ifade etmiyorsa hüzün kıyılarında. Çayın tadı, denizin mavisi, yalnızlığın geçerli bir nedeni yoksa hayat eskisi kadar heyecan vermeyebilir ama. Belki umutla bakıldığında herşey güzel görünür insanın gözüne. Nasıl bakarsan öyle görürsün belkide. Belki hayat bize çok içten bir gülücük gönderir kimbilir. İçimizdeki çocuğu dinlersek, hayata umutla gülücükler saçarsak herşey daha güzel olabilir ne dersin bunlar denemeye değer..

Enes Gündoğdu

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Temmuz ayı

Diğer aylar gibi temmuz ayıda son hızla geçiyor diğer günler ve aylar gibi hızlıca farkına bile varmadan. Günler çok güzel geçiyor Allah'a şükür. İnşallah bazı temennilerim de yerine gelir :) Sıcaklar gayet arttı. Ve yaz tatilinin 1 ayı hızla geçti kaldı 2 ay. Monotonluktan sıkılmıştım ama çok şükür bu yaz farklı geçti dolayısıyla monotonluktan uzak bir yaşam :) "Bu ne saçma hayat bu nasıl yaşam tarzı!" gibi sözlere maruz kalmıyor çok şükür :) Sevgili günlük satırlarımı burada noktalayadurayım ben sense biraz dinlen.. birazhayattan

27 Haziran 2008 Cuma

Sabahlamak

Güzel bir gündü. Tv izledim gece sonra ezan okundu ve tvyi kapatıp ezanı dinledim ezan sesi çok etkileyiciydi çok etkilendim. Özellikle sabah ezanları çok farklı bir edayla okunur ve etkileyici bir sesi vardır. Kent sessizdi ezan okunmadan önce; ezan sesi kentin sessizliğini o güzel ahengiyle durdurdu ve kent ezan sesleriyle yankılandı. Sonra bilgisayar başına geçtim saat 4:15'de şu anda dışarısı aydınlandı.. Sabahlamak çok güzel birşey.. Yani uyumadan sabahı karşılamak ): Sevgili günlük ne zamandır yazmıyordum pek şu anda saat 05:00 bu saatlerde yazmak iyi geldi bana görüşmek umuduyla hoşcakal günnük :)

26 Haziran 2008 Perşembe

bir seyler yazmak

hep bir şeyler düşündük, bir şeyler çizdik kafamızda ve sonunda birşeyler yazdık. yazdıkça yazdık yazacaklarımız bitrmedi. hep yazmak istedik; bu süreçte bazen yazdıklarımız bizi anlattı, bazense bizi ifade etmekte yetersiz kaldı. ve günler geçti yaza yaza, düşüne düşüne hızlı bir şekilde..

zamanın farkına varamadık, nasıl hızlı geçtiğini farkedemedik çoğu zaman. derin düşüncelere daldık bazen; nasıl bir hayat geçirdik, ' iyi mi kötü mü ? ' bize bir getirisi oldumu yaptıklarımızın. ne kadar iyi işler yaptık şu hayatta.. düşündük derin düşünceler daldık bazen ne kadar çabuk geçti yıllar, dönüp baktığınızda bir daha yaşamanız imkansız olabilen günler.. hep bir umut vardı ama içimizde, bu hayata dair..